‘Kategorilenmemiş’ Kategorisi için Arşiv

Rafet El Roman - Ömrümün Sahibi

Cuma, 17 Ekim 2008

bende kaybolanı sende bulmak güzel
yetim unutulanı sende görmek güzel
güzel demek yetmez muhteşem olmalıyız
bakir bir yere seninle varmalıyız
bir umut gözlediğim yılardır beklediğim
kalbimin sahibisin sen
çırpınıyor yüreğim ferman buyur ölürüm
ömrümün sahibisin sen

bu ilk kalbimin vurduğu sesi dilerim bitmesin bu tutku sevgi
kulak verdiğinden dökülen seslere
bir söz diyemem bana versene
evlenir misin benimle….
kader kıymet budur kısmet buna denir
mutluluksa dileğin seninle yaşamalı
yaşamakla bitmez muhteşem olmalıyız
mucize bir yere seninle varmalıyız
bir umut gözlediğim yılardır beklediğim
kalbimin sahibisin sen

Gülben Ergen - Bay Doğru

Cuma, 17 Ekim 2008

Bir defa aşktan soğuyunca muhtemelen çok zor,
Bir daha sevmek istemiyorsun.
Hele senle aşk değil bu çok kurallı bir okul,
Sevmedikçe kaytarıyorsun.

Sen doğru ben baya yanlış, bay doğruyla bayan yanlış
Sanki herşey sana kalmış, dünya istediğin kadarmış
Yok mu bu işte bir yanlış, herkes ellerinden kaymış

Yalnız tahtında otur dur o zaman.

Sen doğru ben baya yanlış, bay doğruyla bayan yanlış
Sanki herşey sana kalmış, dünya istediğin kadarmış
Yok mu bu işte bir yanlış, herkes ellerinden kaymış
Şimdi beni onlardan ayır o zaman.

Bir ara kendine gelince yalanı durdur,
Aklındakinden kaçıyorsun.
Sevdiğini söylemekte çok güzel huydur,
Gecikince kayboluyorsun.

Sen doğru ben baya yanlış, bay doğruyla bayan yanlış
Sanki herşey sana kalmış, dünya istediğin kadarmış
Yok mu bu işte bir yanlış, herkes ellerinden kaymış
Yalnız tahtında otur dur o zaman.

Sen doğru ben baya yanlış, bay doğruyla bayan yanlış
Sanki herşey sana kalmış, dünya istediğin kadarmış
Yok mu bu işte bir yanlış, herkes ellerinden kaymış
Şimdi beni onlardan ayır o zaman.

Oasis - Waiting For The Rapture

Cuma, 17 Ekim 2008

I still don’t know what I was waiting for
A big love to fall down from the sky
She took my hand and picked me up off the floor
She put an apple in my eye

I said I’m tired
Come get me off the merry-go-round
I’m wired

Come feed me and then bring-a-me down

She come up to me
I can’t remember what she said
Cause I was in a trance and I forgot it all
Banging on about all that
Revolution in her head
She’d make a lover seem so magical

She said I’m tired
Come get me off the merry-go-round
I’m wired
Well heaven must have sent ya
To save me from the rapture

I’m tired
Come get me off the merry-go-round
I’m wired
Come feed me and then bring-a-me down

Merhaba dünya!

Çarşamba, 01 Ekim 2008

WordPress’e hoş geldiniz. Bu sizin ilk yazınız. Bu yazıyı düzenleyin ya da silin. Sonra blog dünyasına adım atın!

Bilinçsiz klima kullanımı hasta ediyor

Perşembe, 25 Eylül 2008

Klimaların bilinçsiz kullanılması, üst solunum yolu hastalıkları, yüz felci ve burun kanamaları gibi sorunlara yol açabiliyor. Aşırı sıcakların vazgeçilmezi haline gelen klimaların yanlış kullanımı ise çeşitli hastalıkları ve şikâyetleri beraberinde getiriyor.

(more…)

Dikkat! Aldığınız gıdalar alerji yapabilir

Perşembe, 25 Eylül 2008

Zannedildiğinin aksine gerçek gıda alerjisi çok ender görülen bir durumdur. Çocuklarda % 1 veya en çok %2 oranında görülürken, erişkinlerde bu sayı 1000`de 1–2 dolayındadır.

Ancak yine de yaz aylarında sıcakların da etkisi ile gıdaların neden olduğu rahatsızlıklara çok sık rastlamaktayız.
Çocuklarda yaygın alerjiyi kışkırtıcı gıdalar inek sütü proteini, tavuğun beyaz yumurtası, buğday, soya fasulyesi, morina balığı ve yerfıstığı olarak karşımıza çıkar. Erişkinlerde kuruyemişler, meyveler(şeftali, kayısı, elma, çilek ve turunçgiller) ve sebzeler(kereviz, domates, soğan, sarımsak ve maydanoz) yaygın alerjenlerdir. Balık, midye, yengeç, karides gibi deniz ürünleri de alerjiye neden olabilirler.

Belirtiler Nelerdir?
Besin alerjileri kusma, kaşıntı, döküntü, egzama ve hırıltılı solunum gibi belirtilerle ortaya çıkıyor. Alerji konusunda özellikle yumurtaya dikkat edilmesi gerekiyor.
Yumurtanın özellikle akı, küçük ve yetişkin insanlar için besin alerjisine neden olabilirken, yumurtaya karşı alerjik reaksiyonların görülme sıklığı çocuklarda erginlere göre daha fazla oluyor. Besin alerjisi, gerekli önlemlerin alınmaması durumunda ciddi hastalıklara hatta ölümlere bile neden olabilirken, besin alerjisinin tüm olumsuz etkilerinden korunmak için görülen ilk belirtilerde doktora başvurulup tedaviye başlanılması gerekiyor.
Gıda alerjisini yerfıstığına karşı olan alerji ile örneklendirmek gerekirse;
Yerfıstığı alerjisi özellikle çocuklar arasında giderek artmakta olan bir alerjidir. Alerji olayları her 50 çocukta bir ve her 200 yetişkinde bir görülmekte ve anafilaksiye (bir maddeye karsı gösterilen asırı hassasiyet) ve ölüme neden olmaktadır.
Bir çocuğun yerfıstığına karsı alerjisi olduğu çok küçük yaslarda belli olur. Çocuklar yerfıstığına karsı hassasiyetleri olduğunu yerfıstığını doğrudan doğruya yemek yanında daha başka yollardan da belli ederler. Bunlar arasında aşağıdaki durumları gösterebiliriz:
• Ana sütü yoluyla (annenin aldığı gıdalara bağlı olarak)
• Sık sık yerfıstığı veya içinde yerfıstığı bulunan gıdaları yiyen bir kişiyle yakın temasta bulunmak yoluyla
• Yerfıstığından yapılmış yağlarla vücuda masaj yapılması yoluyla
Eğer çocuk yerfıstığına karsı hassasiyet veya tepki göstermeye baslarsa ve bunu takiben yerfıstığı yerse ciddi alerjik tepki gösterebilir. Aşırı hassasiyeti olan kişiler az miktarda da olsa yerfıstığına karsı tepki gösterebilirler. Söylendiğine göre, bir tek yerfıstığının 1/2000`lik parçası bile alerji yapmaktadır.
Belirtiler yerfıstığını yedikten veya içinde yerfıstığı bulunan bir gıdayla temas ettikten hemen sonra görülebilir. Bunları aşağıda veriyoruz:
• Özellikle ağız kenarlarında kasıntı
• Dilin şişmesi
• Yüzün kızarması
• Soluk almakta zorluk
• Kramp ve mide bulantısı
• Kusma
• İshal
• Bilinç kaybı Mideye giren yerfıstığı hayatı tehdit edici tepkilere neden olabilir. Alerjik tepki, yerfıstığıyla veya içinde yerfıstığı olan gıdalarla deri veya göz yoluyla temas etmek hatta bu gıdaları koklamakla da meydana gelebilir. İyice saflaştırılmış yerfıstığı yağına alerjik kişilerin tepki göstermesi olasılığı pek yoktur. Yapılan araştırmalar saflaştırmanın yerfıstığı proteinini giderdiğini göstermektedir. Bununla birlikte, hassas olduğu bilinen kişiler, yağın içinde eser halinde bile yerfıstığı proteini kalmış olabileceği için, iyice saflaştırılmamış yerfıstığı yağından uzak durmalıdırlar.
• Yerfıstığı alerjisi, çocukların büyüdükçe direnç kazandıkları süt ve yumurta alerjisinden farklı olarak, erişkinlik ve yetişkinlik devrelerine kadar devam eder. Yerfıstığına karsı hassasiyeti olan kişiler yerfıstığı yemezlerse ve içinde yerfıstığı bulunan maddelerden uzak dururlarsa şiddetli alerjik tepkilerden kendilerini koruyabilirler.
• Satın aldığınız ve yediğiniz her gıda maddesinin üzerindeki etiketi okumanız ve bu gıdalarda yerfıstığından herhangi bir eser olup olmadığını kontrol etmeniz tavsiye edilir. Evin dışında bir yerde yemek yiyecekseniz yemeklerin içinde neler bulunduğunu ve nasıl pişirildiklerini sorun. Hem kendinizin hem de çocuğunuzun yerfıstığına karsı alerjisi varsa alerji belirtilerinin de bilinmesi önemlidir ve çocuğa yerfıstığı yememesi gerektiği öğretilmelidir. Okul ilgilileri de içinde olmak üzere diğer kişilere de çocuğun yerfıstığına karsı alerjisi olduğu söylenmelidir.
• Bilgi almak için ayrıca bir sağlık görevlisine de başvurabilirsiniz. Kendinizde veya çocuğunuzda yerfıstığına karsı herhangi bir alerjik tepki görürseniz çabuk hareket ederek hemen bir tıbbi tedavi yolu arayın.

Öneriler;
• İlk basamakta yiyeceklere ait bir not defteri tutmanızdır. Bu deftere birkaç haftalık bir periyotta yediğiniz ve içtiğiniz her şeyi yazın. Her türlü bulguyu ve bu bulguların gelişmesinin ne kadar zaman aldığını not edin.
• Bütün uzmanlar, gıda alerjisinden şüphelenen birisinin alerji ve bağışıklık dalında ihtisas yapmış bir hekime muayene olmasını önermektedirler. Hekimden teşhis ve tedavi planı ile maliyeti hakkında bilgi alınmalıdır. Yapılacak testlerin bilimsel değerinin kabul edilmiş standartlara uyup uymadığı yine hekime sorulmalıdır.
• Gıda alerjisinin teşhisi titiz bir anamnez (sorgulama), fiziki muayene, uygun hazırlanmış diyet ve diğer durumları ayırt edici tanısal testler ile konulabilir. Testler alerjik deri testleri, kan testleri veya şüphelenilen gıdalar için “hariç tutma ve deneme” testlerini içerebilir.
• Şayet size gıda alerjisi tanısı koyulduysa potansiyel gıda alerjeni kaynaklarını tespit etmek için yiyecek etiketlerini çok dikkatli inceleyiniz.
• Şayet bir lokantada yemek yiyorsanız şüphelendiğiniz yemeklerin içerikleri hakkında lokanta sorumlusundan bilgi alınız. Yanınızda epinefrin (adrenalin) bulundurun ve nasıl uygulanacağını öğrenin.
• Şayet bir reaksiyonun başladığını fark ederseniz semptomun ciddiyeti hafif bile olsa hemen tıbbı yardım arayın. Hafif semptomlar 10–60 dakika sonra çok ciddi problemlere dönüşebilir.

Yatmadan önce TV izlemeyin

Perşembe, 25 Eylül 2008

Bilgisayar ve televizyon karşısında yatmadan önce geçirilen her dakika, bir sonraki gün yorgunluğa neden oluyor.

Japonya’da yapılan bir araştırmaya göre; yatmadan önce bilgisayar ve televizyon karşısında fazla vakit geçirenler, bunu yapmayanlarla aynı uzunlukta uyusalar bile kendilerini daha yorgun ve daha az uyumuş hissediyor.

Herkes kadar uyuyor ancak sabahları uykunuzu alamadığınızı düşünüyorsanız, sorun yatmadan önce yaptıklarınızdan kaynaklanıyor olabilir.

Japonya’nın Osaka Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, yatmadan önce zamanlarını bilgisayar veya televizyon karşısında geçirenlerin uykusuzluktan daha çok şikayet ettiklerini ortaya koydu.

Yaklaşık 6 bin kişinin katıldığı araştırmada, uyku öncesi elektronik aletlerin karşısına geçen deneklerin sabahları kendilerini daha yorgun hissetikleri sonucuna varıldı.

Araştırmanın en ilgi çekici yanıysa, daha az uyumaktan yakınan katılımcıların, aslında yatmadan önce bilgisayar karşısına geçmeyenlerle aynı süreyi uykuda geçirmelerine rağmen uykusuz kaldıklarını düşünmeleri.

Bu durum, bilgisayar ve televizyon başında geçirilen uzun sürenin belki uyku süresini değil ama uyku kalitesi ve uyku ihtiyacını etkilemesine bağlanıyor.

Uzmanlar, özellikle internet tutkunlarının yeterli miktarda uyusalar da daha yorgun uyandıklarını söylüyor.

Birkaç basit yöntemle stresi yenin!

Perşembe, 25 Eylül 2008

Stres nedir?
Stres hayatın istekleri, çocuklar ve günlük sorumlulukların sizin başa çıkabileceğinizden daha çok olduğu zaman hissettiğiniz baskı veya gerilimdir. Stresliyken kaslarınız gerilir, kendinizi yorgun ve sinirli hissedersiniz ve normalde düzenleyebileceğiniz küçük şeyler sizi usandırır.
Çoğu gün birçok stresli işle uğraşırsınız; yere dökülmüş yemeği sakince temizlersiniz, yere atılmış kıyafetleri toplarsınız, siz telefonu kullanmadan önce çocuğunuzun 3. telefon konuşmasını bitirmesini sabırla beklersiniz… Bildiğiniz gibi bunlar aile yaşamının olumlu ve sevgi dolu yanıyla gelen anne-baba olmanın günlük eğlenceleridir. Ama bazı günler birçok küçük şey (belki de küçük değillerdir) üst üste gelir ve siz belki iyi uyuyamamışsınızdır ya da eşinizle tartışmışsınızdır ve yavaş yavaş sabrınızı kaybetmeye başlarsınız. Ardından da gerilim yükselir. Stresinizi kendinize dikkat ederek ve basit bir kaç yöntemle azaltabilirsiniz.

Stresinizi kontrol altında tutmak için öneriler
• Çocuğunuz varken günlük işler daha çok zaman alır. Koşuşturma içinde kalma hissini uzaklaştırmak için kendinize fazladan zaman ayırın. Çocuklarınız zamanın baskısı üzerinizden kalktıktan sonra daha iyi tepki vereceklerdir. “Mutlu Çocuklar Büyütme” adlı kitabın yazarı Steve Biddulph’a göre “Telaş, sevginin hırsızıdır.”
• Hangi konuların endişelenmeye değer olduğunu düşünün. Küçük işleri unutun ve onlarla ilgili bir şey yapmayın. Mesela kardeşlerinin birbirlerine iyi davranmasının önemli olduğuna karar verdiniz ve bu konuda müdahale etmeniz gerekiyor. Bu sırada tabakların lavaboda ya da bulaşık makinesinde olması gerektiğini durup düşünmeniz gereksiz. Enerjinizi gerçekten ailenin yararına olacak işler için harcayın.
• Olumlu düşünün. Kendinizle konuşmak, bir sonraki hareketinizi planlamak, kendinizin ve diğerlerinin yaptıklarını yorumlamak ve diğerleri. Kendinizle konuşmanız olumluysa, ruh haliniz de daha sakin ve rahat olacaktır. Örneğin; eğer kendinize “Bunu yapabilirim.” veya “Ben bunun kararını verebilirim” diyerek kendinizi cesaretlendirebilir ve daha rahat hissedebilirsiniz. Ama “Bu çok çok kötü.” ve “Umudum kalmadı.” gibi sözler tamamen zıttını yapar ve kendinize olan güveninizi azaltır. Kendinizle barışık olun. Çocuklarınızı cesaretlendirmekte iyisiniz bir de kendinizde deneyin.
• Günlük işlerinizin arasında kendinizi rahtlatın. Sakin bir müzik dinleyin, güzel bir kitap okuyun, aynı zamanda hem bedeninize hem de beyninize biraz mola verdirecek şeyler yapın.
• Bu basit ve hızlı rahatlama egzersizini deneyin.

Zihninizde ya da kaslarınızda bir gerilme hissettiğinizde şunları yapabilirsiniz:
1- Yavaş, derin bir nefes alın ve ve tekrar yavaşça bırakın. Buna devam ederken;
2- Omuzlarınızı düşürün ve ellerinizi serbest bırakın
3- Başınızı öne eğin ve çenenizi de serbest bırakın
4- Zihninizin ve bedeninizin rahatladığını hissedeceksiniz.

Sakin Kalma
Bazı günler sinirlerinizi kontrol altında tutmak için hızlı fikirlere ihtiyaç duyabilirsiniz.
Diğer anne-babaların yararlı bulduğu pratik önerilerimizi deneyebilirsiniz.

Öneriler
Serinkanlılığınızı yitirmeye başladığınızı hissettiğinizde bir ya da bir kaçını deneyin.
- Bir arkadaşınızı arayın
- Birkaç dakika temiz hava alın
- 10’a kadar sayıp kendinize “Sakin miyim?” diye sorun. Eğer cevap hayırsa evet olana kadar sayın
- Kahkaha atın. Gülmek gerilimi azaltır
- Enerjinizi harcayın
- En sevdiğiniz şarkıyı çalın
- Bir bardak su için, kendinize çay yapın
- Kendiniz ilgili güzel bir anınızı düşünün
- Yakınlarınıza sarılın
- Anılarınızın olduğu albüme ya da dosyaya bakın

Sonbaharın 5 hastalığından korunun

Perşembe, 25 Eylül 2008

Sonbahar mevsiminde özellikle de çocuklarda sıklığı artan hastalıklar arasında gribal enfeksiyonlar, farenjit, sinüzit, bronşit ve zatürre geliyor.
Gribal enfeksiyon sonbaharda başlıyor
En sık rastlanan üst solunum yolu enfeksiyonudur. Mevsim geçişlerinde, kapalı ortamlarda hızla yayılırlar. Çocuklarda ortaya çıkan şikayetler 2-3 haftaya kadar uzayabilir.

Gribal enfeksiyonlar şu belirtilerle ortaya çıkıyor:
Burun tıkanıklığı
Kuruma
Önce şeffaf sonra yeşilimsi hale gelen burun akıntısı
Önceleri hafif ateş
Halsizlik, kırgınlık
İştahsızlık, yorgunluk
Eklem, kas ağrıları
Balgamlı öksürük

Eylül-Ekim ayında grip aşısı yapılmalı
Viral bir hastalık olduğundan gribal enfeksiyonlarda antibiyotik kullanmanın bir faydası yok. Tedavi de şikayetlere göre yapılıyor. Ateş düşürücüler, ağrı kesiciler, vitamin takviyesi, buhar banyoları, dinlenme öneriliyor. Ateş çok yüksek seyrederse, koyu burun akıntılarında şikayetler uzun sürerse antibiyotik kullanmak gerekebiliyor. Bunun dışında temel tedavi, vücut direncini yüksek tutmaktan geçiyor. Grip aşısının grip sezonu açılmadan eylül-ekim aylarında tez doz olarak altı aylıktan büyük her çocuğa yapılabileceğini belirtiliyor. Eğer çocukta çok sık gribal enfeksiyon görülüyorsa, şikayetler uzun sürüyorsa, her seferinde antibiyotik kullanılması gerekiyorsa, farenjit, bronşit gibi komplikasyonlar gelişiyorsa veya anne babanın eve gribal enfeksiyon getirme ihtimali yüksekse, (anne baba hemşire, doktor, öğretmen gibi) grip aşısı mutlaka öneriliyor.

Farenjit, boğazda yanma ve ağrıyla başlıyor Boğazın arka duvarında görülen mikrobik bir iltihapla oluşuyor. Belirtileri arasında şunlar var:
Boğaz ağrısı
Yanma hissi
Yutkunmada zorluk
Ateş
Ses kısıklığı

Hastalığın tedavisinde, boğaz kültürü alınarak mikrobik olup olmadığı tesbit ediliyor. Test sonucuna göre, antibiyotik tedavisi şekillendiriliyor. Üstelik kültürde mikrobun cinsi ve hangi ilacın kullanılacağı da belli oluyor. Hatta tedavi sonrası kontrol kültürü ile tedavinin başarısının araştırılması gerekiyor. Korunma, boğaz enfeksiyonu geçirdiğini bildiğiniz kişilerden çocukları uzak tutmakla mümkün oluyor. Yakın teması engellemek, çocukları kapalı, havasız ortamlardan uzak tutmak da bir çözüm.

Sinüzit olmamak için saçınızı kurulayın
Genellikle üst solunum yolu enfeksiyonları sonrasında oluşuyor. Kafa kemiklerinin içindeki boşlukların enfeksiyonu olarak biliniyor.

Belirtileri arasında şunlar var:
Sürekli devam eden baş ağrısı (alında ve yanaklarda)
Burun akıntısı

Kemiklerin içindeki boşlukların havalandırılması için, tıkanıklığı giderici ilaçlar, iltihaba karşı antibiyotik daha ileri safhalarda ise cerrahi müdahale gerekiyor. Sinüzit çok kolay tekrarladığı için, koruyucu tedavi büyük önem taşıyor. Yüz kemiklerinin soğuğa karşı korunması gerekiyor. Terleme sonrası soğuğa maruz kalmak, spor aktivitelerinden sonra, saçların iyice kurulanmadan dışarı çıkılması temel etken. Kışın soğuk havalarda koruyucu başlık kullanılması önemli.

İki aylıktan büyük çocuklarda zatürre aşısı
Zatürrenin en sık görülen nedenleri arasında alt solunum yolu enfeksiyonları geliyor. Akciğer içindeki küçük kesecikler iltihap ile doluyor. Zatürrenin en sık nedenleri, bakteriler ve virüslerden kaynaklanıyor. Belirtileri şöyle:

Ateş
Titreme
Öksürük
Balgam çıkarma
Göğüs ağrısı
Halsizlik
Kırıklık
İştahsızlık

Tedavisinde, bakteriyel ise antibiyotik kullanılıyor. Viral ise detekleyici tedavi yeterli. Antibiyotiklerin erken kesilmemesi gerekiyor. Şikayetler geçse bile doktorun söylediği süreye uyulması önemli. Ağrı kesiciler, ateş düşürücüler, balgam söktürücüler de tedavide kullanılıyor. Korunmada, genel koruyucu tedbirlerin yanında, zatürre aşısı özellikle öneriliyor. Zatürre aşısı iki aylıktan büyük her çocuğa uygulanabiliyor.

Merhaba dünya!

Perşembe, 25 Eylül 2008

WordPress’e hoş geldiniz. Bu sizin ilk yazınız. Bu yazıyı düzenleyin ya da silin. Sonra blog dünyasına adım atın!